Gündem Haber Girişi : 10 Şubat 2022 20:33

Ağır Vasıta Treyler ve Üstyapı Zirvesi’nde ağır vasıta ve taşımacılık sektöründe yaşanacak çevreci dönüşümünün yaşatacağı yeni ekosistem masaya yatırıldı

Ağır Vasıta Treyler ve Üstyapı Zirvesi’nde ağır vasıta ve taşımacılık sektöründe yaşanacak çevreci dönüşümünün yaşatacağı yeni ekosistem masaya yatırıldı. Zirvede yapılan açıklamalarda; emisyon hedefleri doğrultusunda oluşacak yeni ekosistemi için tüm araç üreticilerinin ve taşımacıların kendisini hazırlanması gerektiği belirtildi ve bunun yasal bir mevzuat olacağının altı çizildi.

Zirvenin 3. Panelinin konusu "Pandemi Sonrası Sürdürülebilirlik” oldu. Şehiriçi taşımacılık, lojistik ve toplu ulaşım gibi farklı sektörlerde ortaya çıkacak riskler ve fırsatların değerlendirildiğini panelin moderatörlüğünü, TAİD Başkanı Ömer Bursalıoğlu yaptı.

Bursalıoğlu moderatörlüğünde gerçekleşen günün son oturumuna, Ford Trucks Türkiye Direktörü ve TAİD Başkan Yardımcısı Burak Hoşgören, Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, Kassbohrer Yönetim Kurulu Üyesi İffet Türken, Hama Oto Kiralama Genel Müdürü Kenan Çetin, Otokar İç Pazar Ticari Araçlar Satış Direktörü Murat Kemal Tokatlı konuşmacı olarak katıldı.

TAİD Başkanı Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Ömer Bursalıoğlu

Ağır vasıtalarda emisyon oranlarındaki düşüşe dikkat çekerek emisyon oranlarının yüzde 96 oranında düştüğünü söyledi. 70’lerde 1 kamyonun çıkardığı gürültü, bugün 32 kamyonun çıkardığı gürültüye denk geliyor örneğini vererek, “ Hızlı bir değişim yaşıyoruz. 40-50 yıllık değişimler artık 3-4 yıllık periyotlara sığacak.” dedi. Bursalıoğlu, Avrupa ülkelerinde dönüşüm için teşviklerin başladığını anlatarak panelistlerden konuyla ilgili değerlendirmelerini istedi.

Ford Trucks Türkiye Direktörü ve TAİD Başkan Yardımcısı Burak Hoşgören

Sürdürülebilirlik, Yeşil Mutabakat, iklim değişikliği gibi gelişmelerin hayata girdiğini ve kısıtlı kaynakların etkin kullanımının önemli hale geldiğini söyledi. “Kimse beklemek istemiyor” diyen Hoşgören, sözlerine şöyle devam etti: “Aracın siparişinden servise bırakıp alana kadar beklemek istemiyor. Bunun da yolu verimlilik yollarını aramaktan geçiyor. Artık şanzımanda bir problem olduğunda uzaktan çözebilecek hale geldik. Teknoloji dönüşümden geçiyor. Biz de eğitimlerimizi bu yönde vermeye çalışıyoruz. Daha hızlı hizmet verebilecek çevik çalışma yöntemlerine geçtik. Çalışma yöntemlerimizde farklılıklara gidiyoruz.”

Sıfır emisyon, karbon dönüşüm programları, çevreci yakıtlar üzerinde gelişmelerin yaşandığının altını çizen Hoşgören, “Şu anda hep birlikte ileri vadeli sözler veriyoruz. 2025, 2030 ve 2050 yıllarına dair sözler veriyoruz. 2040 yılında ECEA’nın sıfır emisyon mutabakatınna imza atıyoruz" dedi.

Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt,

Yeni emisyon şartları ile yeni ekonomik sisteminin oluşacağını belirterek, “Motorlu araçlarla ilgili olarak 2040’a kadar 0 emisyonlu araç satışları gündemde. Ekosistem olarak gelebilecek bir değişikliği hayal bile edemiyoruz. Enerji sektörünün büyük kısmı hala fosil yakıtlı ürünlerle üretim yapıyor. Şu an binek araçlarda batarya teknolojisi söz konusu. Batarya, menzil konusundaki kısıtlar nedeniyle belli araçlarla sınırlı olmak durumunda. Uluslararası nakliye gibi segmentlerde başka teknolojiler gerekiyor. Özellikle Avrupalı üreticilerinde üzerinde durduğu hidrojen yakıtlı araçlar üzerinde duruluyor. Hidrojen üreticileri akaryakıt bayileriyle dönüşüm üzerinde çalışıyor. Bunlar bir şarj istasyonu milyon dolarlarla ifade edilen maliyet sorununu beraberinde getiriyor. Karbon nötr konusunda yurtdışında önemli teşvikler veriliyor. Bunun özendirilmesi noktasındaki çalışmalar ülkemizde henüz netleşmedi. Dönüşümün hızlı yapılabilmesi için bizlere de sorumluluk düşüyor. Üretimin tüm paydaşları kendilerini yeni ekosisteme hazırlamak durumunda.

Şu anda ağır vasıta dünyası, ikinci seviye otonom sürüş seviyesinde benzer uygulamalar yapıyorlar. Yolun önceden topoğrafyasının araca yüklenerek organize ediliyor olması km başına cent olarak hesaplanabilecek bağlantılı araçlarla birlikte çok daha farklı toplam sahip olma maliyetlerinden söz edebileceğiz. Teknolojinin geldiği son noktada ülkemizde de Avrupa’ya paralel olarak gelişmeler yaşanacaktır.”

Kassbohrer Yönetim Kurulu Üyesi İffet Türken,

Sürdürülebilirliğin dünyanın en önemli konusu haline geldiğini belirterek, yük taşımacılığının 2040 yılına kadar yüzde 45 artacağını bunun için adımların şimdiden atılmaya başlandığını anlattı. Yeni araç kombinasyonları ve yeni mevzuatları gerekli kılan gelişmelerin ortaya çıktığını aktaran Türken, “Emisyon şartlarını biz memnuniyetle karşılıyoruz. Ar-Ge’mizi ön plana çıkarıyoruz. Geniş bir inovasyon ek sisteminde müşterilerimizle, tedarikçilerimizle, üniversitelerle iş birliği içinde çalışmalıyız. İntermodal dediğimiz taşımalar ön plana çıkıyor, daha uzun araçlar gelişiyor ve bunu destekliyoruz. Akıllı teknolojilere yatırım yapılması gerektiğine inanıyoruz. Avrupa İnovasyon Ödüllerinde 2017 yılında 3 ketagoride ödül kazandık” diye konuştu.

Otokar iç Pazar Ticari Araçlar Satış Direktötü Murat Kemal Tokatlı,

“Pandemiden en çok etkilenen otobüs sektörü oldu. Turizm ciddi anlamda düştü, toplu taşıma yapılamaz hale geldi. 2013’te 8 bin adetleri gören otobüs satışı 2019’da 2 binlere kadar düştü. Türkiye Avrupa’nın sayılı otobüs üreticilerden. Avrupa 27 bin adet ile kapattı. Bunun 10 bin adedi alternatif yakıtlı. Dizel araç ihalelerine çıkan AB ülkesi kalmadı. Türkiye’de ciddi sayıda otobüs üreticisi var ve AR-GE’ye ayırdıkları pay oldukça yüksek. Örneğin, Otokar cirosunun yüzde 8’ini ar-ge’ye ayırıyor. Teknolojik açıdan otonomi de hızlı ilerliyor. Otonom Pazar büyüklüğünün 7 milyar dolar olduğunu görüyoruz. Ama çalışmalarda bu pazarın 70 milyar dolara çıkacağı öngörülüyor. Türkiye de’de çalışmalar buraya kanalize edilmeli. Ar-Ge önemli, teşvikler önemli ama teknolojiden asla geri kalmamalıyız" değerlendirmesinde bulundu.

HAMA Oto Kiralama Genel Müdürü Kenan Çetin

Lojistik sektörünün yeni ekosistemi nasıl algıladıkları ve nasıl bir hareket içerisinde olacaklarına dair görüşlerini paylaştı. Çetin, “Lojistik sektörü, dünyadaki emisyonun 1/5’ini oluşturuyor. 0 emisyona geçiş süreci 20 yılı bulacağa benziyor. Teknolojinin ar-ge ve yatırım maliyetleri var. Firmaların yeni teknolojilerle ilgili endişeleri bulunuyor. Özellikle sürücülerin araçları efektif kullanabilmeleri için eğitilmeleri gerekiyor. Hidrojen hücreli araçların ilerde öne çıkacağına kesin gözüyle bakılıyor. Birçok son kullanıcı, bu tür araçları ne zaman hizmete sunabileceğimizi soruyor. Sektör iyi niyetle bu dönüşüme katılıyor, biz de içinde yer almaktan memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.